Loader

Ne İşimiz Var?

Tarihin tozlu sayfalarını her kaldırışımızda “devletlerin ve toplumların” çevrelerinde yaşanan hadiselere müdahil olup, hadiselerin seyrini değiştirebildikleri müddette ise güçlü kalabildiklerini görürüz. Ütopik düşünlere kapılınarak sarf edilen anti militarist söylemlerin kulağa hoş gelmesi haricinde hayatın gerçekliğinde bir karşılığı olmadığını görmek de zor değil. Türkiye bugün Suriye ve Libya topraklarında, kara ve deniz sınırlarımızda ameliyat yapmak isteyen güçlere karşı mücadele veriyor. 2016 Yılında Fırat Kalkanı Harekatı’nın başlamasıyla birlikte Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni bir Sykes-Picot’a izin verilmeyeceğini ilan etmesi, emperyal hedefleri sekteye uğrayanları oldukça kızdırmış olmalı ki gerek içeride gerekse dışarıda 100 yıl öncesinde amacına ulaştığı için sona eren tezviratın tekrar hortladığını gösteriyor. Türkiye’nin “Mavi Vatan”dan taviz vermeyeceğini, dünyanın Covid-19’dan başını kaldıramadığı bugünlerde bile açıkça vurgulaması korona sonrasındaki sürecin işaretlerinden biri olarak algılanmalı. Açıkça Türkiye, salgın sonrası değişen dengeler ne olursa olsun milli menfaatlerinden vazgeçemeyeceğini belirtiyor. İç siyasete malzeme edilemeyecek kadar hayati olan ve sadece bizleri değil torunlarımızın çocuklarını dahi ilgilendiren bu meseleleri, günlük siyasi hedeflere kurban ederek yıpratmak “Ne işimiz var?” sorusunu atlantik ötesinden gelenlere değil de kendi devletine suçlayıcı ifadelerle soranlara söylenecek bir tek şey söylenmeli. “Var olma mücadelemiz var.”

Günün Atasözü:
Karşı kıyılar için savaşmazsan gün gelir kendi kıyıların için savaşırsın.

Salih Furkan GÜNAYDIN

Henüz Yorum Yazılmamış

Yorum Yaz